Past, in Each of its Moments, be Citable



After working on  –> Walter Benjamin’s Arcades-Project for some time, Patrizia Bach inevitably came across his historico-philosophical theses On the Concept of History. These were Walter Benjamin’s last notes, arisen from the Arcades-Project, written in a moment of danger, while escaping from Nazi-Europe in the 1940s.

Bach could not help but think that she should be projecting these tasks to how history must be written in any time in the city of Istanbul, a city she experienced first in 2010 in its full ambivalences and which might have unknowingly formed her observations on (its) dialectical pictures. In this ongoing project that started in –> 2014, she tracks in long city-walks Istanbul’s pictures of a past and tries to find them in the present (–>Archives of the City). In doing so she follows a systematic matrix, triggered by old amateur-photographs: On these wanderings she needs to meet these pictures randomly, not knowing where they come from or which ways they already took throughout the city. But then, observing, digitalizing and categorizing them, they tell her, through little hints —not only on their backsides— more about their origin. In this way, the initial 13 convolutes she collected led her to 15 neighborhoods in the city.

It is important to her, that the photo bundles stay together in the way she found them, each convolute leads her to different parts of the city: A single picture can lead to a variety of places, be interpreted in diverse ways, and tell different histories. She also creates her –> Archive-Drawings with the same approach, depicting one particular narrative is not her intention. She is driven by the “refined and spiritual”, the non-obvious feelings and glimpses one observes on the second sight.

The drawings are shown in their possible surrounding, one possible surrounding, one walk this one wall tells us, but could be positioned differently and therefore retold with a new narrative each time. The counter-pictures in the form of digital-photographs of the here and now Istanbul are documented in her Arbeits-Buch (
–>working book) with blank parts, alluding to the ongoing nature of the work.

Bach not only plays with the pictures, her interest also lies in the arbitrary re-naming of street-names (and whole neighborhoods) which in her thinking is a metaphor in its own on the capricious re-shaping of the city, while in the first you can read and in the latter observe little hints of what has been there before. The drawings are accompanied by lists of the street-names —one list per one city walk— and here again another layer of interpretation lies: In the different reading of words. Accompanying these lists the artist created her –> Translation-Drawings, illustrating different meanings of the street names in their translation to German.

This body of work was first shown with different fragments at DEPO in 2016, in an exhibition project the artist has initiated, inviting a group of various Turkish and German artists from different fields to work together on the text On the Concept of History with the city of Istanbul.

Her Anıyla Alıntılanan Geçmiş
 


Walter Benjamin’in –> Pasajlar-Projesi üzerine bir süre çalıştıktan sonra, Patrizia Bach kaçınılmaz olarak Benjamin’in Tarih Kavramı Üzerine’deki tarihsel-felsefi önermeleriyle karşılaştı. Bunlar bir tehlike anında, 1940’larda Nazi Avrupası’ndan kaçarken yazılmış, Walter Benjamin’in Pasajlar-Projesi’nden ortaya çıkmış son notlarıydı.

Bach bu önermeler ışığında, İstanbul’da tarihin herhangi bir zamanda nasıl yazılması gerektiğini tasavvur edebileceğini düşündü. İstanbul’u bütün çelişkileriyle ilk defa 2010’da deneyimlemiş ve belki de bu şehir farkında olmadan, diyalektik imgeler(in)e dair gözlemlerini oluşturmuştu. –> 2014’te başladığı ve devam eden bu projede, sanatçı İstanbul’un geçmişe ait fotoğraflarını uzun şehir yürüyüşlerinde takip ediyor ve bu imgeleri günümüzde bulmaya çalışıyor (–>Archives of the City). Bunu yaparken, eski amatör fotoğrafların harekete geçirdiği, sistematik bir matris izliyor: Bu gezintilerde söz konusu fotoğraflarla tesadüfi bir şekilde karşılaşması gerekiyor, nereden geldiklerini veya şehrin hangi yollarından geçtiklerini bilmeden. Fakat sanatçı daha sonra bu fotoğrafları incelerken, dijitalleştirirken ve tasnif ederken, küçük ipuçlarıyla - sadece arkalarındaki notlarla değil - ona geldikleri yere dair bir şeyler anlatmaya başlıyorlar. Bu şekilde topladığı ilk 13 öbek onu İstanbul’un 15 farklı mahallesine götürdü.

Sanatçı için fotoğraf destelerinin bulduğu şekilde kalması önem taşıyor, her öbek onu şehrin farklı kısımlarına götürüyor: Tek bir fotoğraf birçok farklı yere götürebilir, bambaşka şekillerde yorumlanabilir ve değişik tarihler anlatabilir. Bach –> desenlerini de aynı yaklaşımla üretiyor, amacı tek, belirli bir anlatı tasvir etmek değil. “İncelmiş ve spiritüel” olanla, ikinci bakışta gözlemlenen, apaçık olmayan duygu ve sezişlerle ilgileniyor.

Desenler olası çevrelerinde sergileniyor, fakat bu sadece bir duvarın bize anlattığı bir yürüyüş ve bir olası çevre; imgeler farklı şekillerde konumlandırılabilir ve her seferinde yeni bir anlatıyla yeniden aktarılabilirler. Şimdi ve buranın İstanbulu’nun dijital fotoğraf formatındaki “karşı/t-imgeleri” ise sanatçının çalışma defterinde (–> Arbeits-Buch) biraraya geliyor ve defterdeki boş kısımlar yapıtın süregiden doğasını imliyor.

Bach sadece fotoğraflarla ilişkilenmekle kalmıyor, aynı zamanda bu imgelerdeki sokakların ve mahallelerin keyfi bir şekilde yeniden isimlendirilmesiyle de ilgileniyor. Bu süreci şehrin yeniden şekillendirilmesindeki maymun iştahlılığın bir metaforu olarak görüyor; ilk isimde geçmişi okuyabilirken, ikinci isimde daha önce orada ne olduğuna dair küçük ipuçları gözlemleyebiliyoruz. Desenlere sokak isimlerinden oluşan listeler eşlik ediyor - her yürüyüş için bir liste - ve bu kelimelerin farklı yorumlanması da işe başka bir katman katıyor. Bu listelere de sanatçının ürettiği –> çeviri desenleri eşlik ediyor, bu desenler sokak isimlerinin Almancadaki farklı anlamlarını resmediyor.

Bu iş, ilk defa farklı parçlarıyla 2016 yılında Bach’ın organize ettiği sergi projesi kapsamında DEPO’da gösterildi. Bu proje için sanatçı Türkiye’den ve Almanya’dan değişik alanlarda üretim yapan bir grup sanatçıyı, İstanbul’da birlikte Benjamin’in Tarih Kavramı Üzerine metniyle çalışmak üzere davet etti.

Translation: Aslı Cetinkaya / Gülşah Mursaloğlu