Performative Reading

Tarih Kavramı Üzerine – On the Concept of History


Between 2014–2016 the artist Patrizia Bach initiated and curated the project –> “Past, in Each of its Moments be Citable – an Exhibition Project on Walter Benjamin’s Concept of History in the City of Istanbul. Over a year she invited a group of Turkish and German artists to walk along the streets of Istanbul while reading the city along with the text. 
To Bach the theses and their ever-present topicality became task and manifest and
substantially formed her artistic work. 


In the performative readings the artist always invites another person to read fragments of the manifest with her – simultanously in Turkish and English/German.
While reading the  text-fragments are being highlighted and the editions/manifest shared with the audience. 

 

The first reading was held on the opening of the exhibition
–> "Engaging with Histories” togther with the author –
> Deniz Utlu. 

II
 “Düşününce görürüz ki, mutluluk imgemiz baştan başa, kendi varoluşumuzun bizi bir kere içine sürüklediği zamanın renklerini almıştır. Bizde imrenme duygusu uyandıracak mutluluk, sadece solumuş olduğumuz havada vardır; bazı insanlarla konuşabilirdik, bazı kadınlar kendilerini bize verebilirlerdi, orada… 

Eskileri kuşatmış olan havanın soluğu bize değip geçmez mi? Kulak verdiğimiz seslerde, artık susmuş olanların yankısı yok mudur? Kur yaptığımız kadınların tanımadıkları kızkardeşleri olmamış mıdır? Böyleyse eğer, bizimle geçmiş kuşaklar arasında gizli bir anlaşma var demektir: Bu dünyada bekleniyorduk biz. 

 

III

Olayları önemlerine göre ayırt etmeden sayıp döken vakanüvis, şu doğrudan yola çıkar: Hiçbir olay tarih için kaybolmuş sayılamaz. Oysa, ancak kurtulmuş bir insanlık geçmişine tümüyle sahip çıkabilir. Bu demektir ki, ancak kurtulmuş bir insanlık geçmişini bütün anlarıyla zikredebilir. Yaşanmış her an artık bir citation à l’ordre du jour’a dönüşür. Bu, Hüküm Günü’dür.


V

Çünkü geçmiş imgesi, onda kendini amaçlanmış olarak bulmayan her bugünle birlikte, yitip gitme tehdidi taşır; bu imge bir daha geri getirilemez.

 

VII

Bu âna kadar hep galip gelenler, bugün hükmedenlerin altta kalanları çiğneyerek ilerlediği zafer alayında yerlerini alırlar. Her zamanki gibi ganimetler de alayla birlikte taşınır. Kültürel zenginlik denir bunlara. Ama tarihsel maddeci zafer alayını temkinli bakışlarla uzaktan izler. […]

Kendine biçtiği görev, tarihin havını tersine taramaktır.
 

XVII

Belli bir dönemi tarihin homojen akışından kopartıp almak için değerlendirir bu imkânı; böylece o dönemden belli bir hayatı, tüm bir ömürden de bir yapıtı çekip çıkartır. Bu yöntem sayesinde yapıtın içinde tüm bir ömür, ömrün içinde dönem, dönemin içinde tüm tarih akışı hem korunmuş hem de yadsınarak aşılmış olur. Tarihsel kavrayışla olgunlaşan besleyici meyvenin içinde nadide ama tatsız bir tohumdur zaman.

 

 

II

This observation indicates that the image of happiness we cherish is thoroughly colored by the time to which the course of our own existence has assigned us. There is happiness—such as could arouse envy in us—only in the air we have breathed, among people we could have talked to, women who could have given themselves to us.

Doesn’t a breath of the air that pervaded earlier days caress us as well? In the voices we hear, isn’t there an echo of now silent ones? Don’t the women we court have sisters they no longer recognize? If so, then there is a secret agreement between past generations and the present one.

 

III

The chronicler who narrates events without distinguishing between major and minor ones acts in accord with the following truth: nothing that has ever happened should be regarded as lost to history. Of course only a redeemed mankind is granted the fullness of its past—which is to say, only for a redeemed mankind has its past become citable in all its moments. Each moment it has lived becomes a citation a l’ordre du jour. And that day is Judgment Day.

 


V

For it is an irretrievable image of the past which threatens to disappear in any present that does not recognize itself as intended in that image.

 

 

VII

Whoever has emerged victorious participates to this day in the triumphal procession in which current rulers step over those who are lying prostrate. According to traditional practice, the spoils are carried in the procession. They are called “cultural treasures,” and a historical materialist views them with cautious detachment. 

He regards it as his task to brush history against the grain.
 

XVII

He takes cognizance of it in order to blast a specific era out of the homogeneous course of history; thus, he blasts a specific life out of the era, a specific work out of the lifework. As a result of this method, the lifework is both preserved and sublated in the work, the era in the lifework, and the entire course of history in the era. The nourishing fruit of what is historically understood contains time in its interior as a precious but tasteless seed.

 















Excerpts of 
Walter Benjamin
On the Concept of History


written February–May 1940,
unpublished in the author's lifetime.